
Bir gece vaktiydi. Küçük ormanın kalbi büyük sakinleri köşelerine çekilmiş uyuklamayı tercih ederken Tavşan Tüylü ve Sincap Çiko, her zamanki yerlerinde buluşmuş ve günlerinin nasıl geçtiği hakkında derin bir sohbete…

Çok eski zamanlarda uzak ormanların birinde Boda adında bir ayıcık yaşarmış. Boda günlerini genellikle arkadaşlarıyla oyun oynayarak geçirirmiş. Tilki, kelebek, yılan, sincap, civciv… Mevsimler birbirini kovalarken ilk kar tanesi yere…

‘‘TANRI BENİM!’’ diye bağırdı bir evsiz. Donsuz tanrı mı olur canım? Bunların da ayrı bir felsefesi var: Ev ile Alakası Olmayanlar Felsefesi. Gerçi şöyle bir düşününce onunla benim aramda pek…

Süpürgelerin havada uçuştuğu, tezgahların yerinden hop oturup hop kalktığı, uzaylılar çarşısında o gün süpürge günüydü. 2025 yılında yaşayan Şeyma ise 1446 ışık yılındaki bu çarşıya ışınlanmak için hazırlanıyordu. Şeyma çok…

2001, Rize 23 Şubat Eskiden “Deli Mustafa” derlerdi, şimdi “Dilsiz Deli Mustafa” diyorlar. Anlatsam da anlamayacaklar ama ben taşıyamıyorum. Asiye’me yazdığım mektuplar dışında almazdım elime defteri kalemi ama gerçekten…

Tabiat beyaz bir gelinlik giymişti o gün, gelinliğinin zarifliğine dökülen dallı budaklı saçları vardı. Umutla parlamaya çabalayan yeşilliklerine aldırış etmeyen, sessizliğini fırsat bilerek sesini yükselten, sinsice tüm bedenini saran sabahın…

Arkasında ufuk boyunca uzanan deniz, sağ tarafında alelade yerleştirilmiş gibi duran şehir, gündüze alışık olmadığı için mecburiyetten takılmış güneş gözlüğü, tek düğmesi açık oduncu gömleği, sol bileğinde saniyeleri saymak için…

“Bitti.” Kafamı ona doğru çevirip yere koyduğu kitabın neredeyse tam ortasındaki ayracı fark ettiğimde kaşlarım havalandı. “Daha bitirmemişsin ki.” İfadesi o kadar düzdü ki eğer konuşmasa yüzüne bakarak hiçbir şey…

Anadolu’da güneşin doğuşu her zaman farklı şeylerin habercisiydi. Sadece yeni günün başlangıcı değildi. Yeni mutlulukların, kararların, yorgunlukların kırgınlıkların ve zorlukların… Kimseyi cezbetmez günün doğumu, çünkü kimi ne bekliyor bilinmez. Bu…

Kapının sesini duyunca, son sayfasında olduğum kitabın kapağını kapattım. “Ekmek sipariş etmiştim, çırak olmalı.” diye geçirdim içimden ancak kapıyı açtığımda beklemediğim bir manzarayla karşılaştım: Selime gelmişti. Bu kadar şaşırmamın sebebiyse…